Enflasyon, nakit paranın ve sabit getirili enstrümanların alım gücünü sessizce eriten en büyük ekonomik güçtür. Enflasyonist dönemlerde şirketlerin ciroları nominal olarak artıyor gibi görünse de, artan hammadde, enerji ve işçilik maliyetleri nedeniyle reel kârlılıklar sert eriyebilir.
Bu dönemde yatırımcının odaklanması gereken en önemli kavram Warren Buffett'ın 'Fiyatlama Gücü' (Pricing Power) olarak tanımladığı özelliktir. Fiyatlama gücü olan bir şirket, girdi maliyetleri %50 arttığında ürün fiyatını anında %50 artırabilir ve müşterilerini kaybetmez (örneğin temel gıda perakendecileri veya tekel niteliğinde hizmet sunan altyapı şirketleri).
İkinci kritik grup 'İhracatçı ve Döviz Geliri Olan Şirketler'dir. Gelirlerinin %60'ından fazlası Euro veya Dolar cinsinden olan, buna karşılık maliyetlerinin önemli bir kısmı TL bazlı kalan sanayi kuruluşları döviz kurlarındaki yükselişi bilançolarında net kâra dönüştürebilir.
Üçüncü dikkat edilmesi gereken husus ise 'Net Borç / FAVÖK' oranıdır. Yüksek faiz ortamında borçlanma maliyetleri katlandığı için borçluluğu yüksek şirketlerin kârları faiz giderlerine gidebilir. Bu nedenle nakit pozisyonu güçlü (Net Borç negatif) şirketler öne çıkar.
Yatırım Terminali Makro Simülasyon ve Stres Testi araçlarıyla portföyünüzün enflasyon ve faiz şoklarına karşı ne kadar dayanıklı olduğunu test edebilirsiniz.
